Basın

HABERLER

Tüm Haberler

KMD Başkanı Alp Önder Özpamukçu 2014 yılını değerlendirdi

2012 yılında kurulan Kategori Mağazacılığı Derneği26 milyar dolar ciro ve 115 bin çalışana ulaşan, gıda ve hazır giyimin dışında kalan tüm organize perakende kategorilerini temsil etmektedir. 

Yapı market, mobilya, ev geliştirme, teknoloji, telekomünikasyon, kişisel bakım, kozmetik, hobi, eğlence, sinema, kitap kırtasiye, aksesuar gibi alt kategorilerin bulunduğu bu grubun Türkiye pazarında toplam büyüklüğünün 100 milyar dolarlık bir cirosu olduğunu tahmin ediyoruz. 

GDP 2014 yılında %2,9 büyürken, TÜİK verilerine göre sabit fiyatlarla 2014 yılında toplam perakendede %4 oranında bir ciro artışı oldu. Gıda perakendesinde ciro artışı %4,7 olurken, gıda dışı ciro artışı %3,4 seviyesinde gerçekleşti. TÜİK verilerinde, hazır giyim ciroları %8, kişisel bakım ciroları %10 artarken, teknoloji ve ev geliştirme kategorilerinde gerileme olduğu görülüyor. 

%4 büyüme ile, Türkiye perakende sektörü 2014 yılını toplamda 300 milyar dolar seviyesinde bir ciro ile kapattı. Organize perakende ise %9 büyüme ile 100 milyar dolar civarında bir ciroya ulaştı.

 

KMD olarak 2014 yılında önemli çalışma konularımız arasında;

  • Tüketicilerin ve iç ticaretin aleyhine çalışacak maddeler içeren Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunu,
  • Mobilya, telekomünikasyon ve mücevher ürünlerine getirilen kredi kartı taksitlerinde kısıtlamanın kaldırılması,
    • Kredi kartına taksit uygulamasının sınırlanmasına ilişkin düzenlemenin, hem tüketiciye hem de ticarete olası olumsuz etkilerini, uygulamanın yol açacağı haksız rekabet ortamı ve kayıtdışılık tehlikesini ilgili kurumlara ilettik. Hem yazılı hem de sözlü olarak görüşlerimizi paylaştık
  • Mobilya için geçerli olarak İstanbul’daki ihtisas gümrüğünün kaldırılmasının yaratacağı ekonomik yük ile çevreye verilecek zararın giderilmesi,
    • Bir anda karşımıza çıkan mobilya ihtisas gümrüklerinin değiştirilmesi konusunda Bakanlıkla görüşmelerimizde, uygulamanın olumsuz yanlarını, ekonomiye getireceği negatif yükleri aktardık, önerilerimizi sunduk.
  • 2016 yılında yürürlüğe girecek “yeni nesil ödeme kaydedici cihaz sistemlerine” ilişkin belirsizliğin giderilmesi ve zaten kayıtta olan zincir mağazalara özgü bir sistem geliştirilmesi,
  • Verimliliğimizi artıran etkenlerin başında gelen elemanlarımızın eğitimi ve bu çerçevede Avrupa Birliği Komisyonu’ndan sağlanan hibe ile geliştireceğimiz Erasmus+ Programı Stratejik Ortaklık Projesi,
  • Moda ve gıda-dışı perakendeciliği çok yakından ilgilendiren omnichannel operasyonlarında yoğun olarak kullanmaya başladığımız perakende teknolojilerinin yaygınlık kazanması ve hızla sisteme girerek uygulanabilir hale getirilmesi öncelikli sırayı aldı.

2015 yılı çalışmalarımızda öncelikli konularımız şöyle olacak;

Uzun  süredir çalıştığımız, görüşlerimizi yetkili makamlarla paylaştığımız Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun yönetmeliklerinin hazırlık çalışmaları başladı. Yönetmelikle düzenlenecek konulara ilişkin görüşlerimizi yine ilgili makamlarla paylaşarak, uygulamaların hem tüketicimizin hem de sektörümüzün faydasına olmasına çalışacağız.

2016 yılında yürürlüğe girecek olan yeni nesil ödeme kaydedici cihazlarla ilgili sistemin netlik kazanması doğrultusunda hem Gelir İdaresi Başkanlığı ile görüşüyoruz hem de kendi içimizde konunun uzmanları ile yoğun toplantılar gerçekleştiriyoruz. Bizim gibi zaten tüm işlemleri kayıtlı olan modern perakende sektörünün diğer kuruluşları ile de işbirliği yapıyoruz. Uygulamaya girecek sistemin, organize perakende sektörünün 65 bin satış noktasında, takriben 250 milyon dolarlık, (yaklaşık 260.000 yazar kasa ve kasa başına en az 1000$ Maliyet söz konusudur) bir ek yatırım maliyeti bulunuyor. Bu konuyla ilgili olarak geliştirdiğimiz önerilerimizi doğrudan Bakanımız ve Bakanlık yetkilileri ile doğrudan paylaştık.

  1. Yaklaşık 1000 firmanın Maliye Bakanlığı tarafından talep edilen verileri istenen adrese, istenen şekliyle ileteceği bir protokolün hazırlanması,
  2. Organize perakende kuruluşlarını Gelir İdaresi Başkanlığınca belirlenecek bir sertifikalandırma mekanizması ile “büyük mükellefler” şeklinde tanımlayıp sistem dışına alarak, kasa bazlı değil de kuruluş bazlı veri sağlayacak şekilde, var olan uygulamanın sürdürülmesini sağlayacak bir önlem alınması,
  3. Standartlara dayalı sertifika alan organize perakende kuruluşlarının bu projenin dışında tutulması,
  4. Yeni sistemin işletim maliyetlerini azaltmak, fiyatların rekabetçi olmasını sağlamak ve veri güvenliğini korumak üzere, kart verilerinin dağınık değil tek bir platform üzerinden akışının garantilenmesi

Derneğimizin çalışma konularını, üyelerimizin bize ilettiği sorunlar ve yine birlikte geliştirdiğimiz öneriler üzerine kurmayı hedefledik. Bu amaçla 2014 yılı başında gerçekleştirdiğimiz vizyon toplantımızda KMD’ye trendsetter olma görevi verildi. Bu görev bağlamında çalışmalarımızı devam ettirdik. Trendleri görmek, gelecekteki yaklaşımları izlemek adına konusunda uzman araştırma ve danışman kuruluşlarla üyelerimizi bir araya getirdik. Geniş katılımlı bu toplantılarda hem sektörümüzün önündeki gelişmeleri, hem de tüketicilerin davranışlarını şekillendiren mega trendleri inceleme fırsatımız oldu. Trendleri incelediğimizde gördük ki, teknoloji artık tüm operasyonlarımızı doğrudan etkiliyor. Tüketicimize sadece mağazalarda değil, her türlü ortamda ulaşmamız büyük önem taşıyor. Satış kanallarımızı genişletmemiz, olabildiğince çok kanaldan müşterilerimize verimli bir şekilde ulaşmamız gerekiyor. Omni-channel perakendecilik artık vazgeçilmez unsurlarımızdan biri halini alıyor.

Elektronik ve mobil ticaret, bizim için artık hayati bir öneme sahip. O nedenle elektronik altyapımızın ve bilişim sistemlerimizin her an yenilenebilir, dünya ile yarışabilir, tüketicinin taleplerini anında karşılayabilir düzeye çıkarılması gerekiyor. Bunun için de 2015 yılında RetailTech – Perakende Teknolojileri etkinliği yapmak üzere hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.

Diğer yandan perakende de Tedarik-Zinciri bütünlüğü, lojistik firmaları ve üreticilerle işbirliği gelişimi artık kritik önemde. Bu konuda yaptığımız sempozyumlarla farkındalığı artırmaya çalışıyoruz.

Aynı şekilde Çevre, sürdürülebilirlik ülkemizde yeni yeni işlenen bir kavram. Üyelerimizden bu konuda ço yol almış olanlar var. Sektörümüzle bu firmalarımızın hikayelerini paylaşarak farkındalığı artırmak ve ülke geneline yaymaktan sorumluyuz.

Perakende sektörü, yarattığı sürekli istihdam açısından da farklı bir öneme sahip. Organize perakende sektörü 2014 yılında istihdamını %15 artırarak 770 bin kişiye iş olanağı sağlar konuma geldi. İstihdam artışının bu denli hızlı olduğu bir sektörde, eğitim de aynı derecede öneme sahip oluyor. KMD olarak bu konuya sadece eğitim değil, istihdam yaratan eğitim olarak bakıyoruz. 2014 yılında hazırladığımız bir proje için de AB’den hibe almayı başardık. Erasmus+ Programı Stratejik Ortaklık Projemiz, perakende sektörünün önemli bir ihtiyacı olan eğitim ve sertifika merkezi kurulmasına öncülük edecek. PER-GEL Perakendede Gelişim adını verdiğimiz projemizde sektörün tamamında kullanılabilecek bir uzaktan eğitim modülü oluşturuyoruz. Projenin devamında, bu eğitimden geçen kişilerin sınavı ve sertifikalandırılması, hatta işe yerleştirilmesi de yer alacak.

Perakendeye özgü mesleklere yönelik eğitimi daha geniş kitlelere yayabilmek ve sektörün istihdam ihtiyacını farklı kanallardan sağlayabilmek amacıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İstanbul Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları (İSMEK) ile işbirliği yaptık. İşbirliği ile İstanbul’da Anadolu ve Avrupa yakasında açılacak Perakendecilik Okulları’nda kısa dönemli kurslar düzenlenecek, başlangıç düzeyinde verilecek olan teorik eğitimler üye mağazalarda yapılacak uygulama eğitimleri ile güçlendirilecek. Eğitimini tamamlayan kursiyerlere sertifika verilecek. İSMEK ile beraber İŞKUR’un da paydaş olması, kursiyerlerin sigorta maliyetlerinin karşılanmasını sağlayacak. İlk etabı Mayıs ayı içinde başlayacak olan eğitimlerde temel perakendecilik eğitimleri verilecek. Eylül ayında yeni öğretim dönemiyle birlikte perakendenin farklı alanlarında çalışabilecek, uzmanlaşmış alanlara (kasap, manav, şarküteri, teknoloji reyonu görevlisi, kişisel bakım uzmanı gibi) yönelik eğitimler devam edecek. Çalışmanın diğer iller içinde örnek olması, eğitimin kısa sürede tüm Türkiye’ye yayılmasını sağlayacak.